Santorini Sepetlerim Neşe ile keyifli bir sohbet

 Sepetlerini ruh haline göre süslüyor, sepetlerine göre giyiniyor..Sepetleriyle bumerang çekmeden gün onun için başlamıyor.. Adı gibi girdiği heryere booool neşe getiren bir tasarımcı ile tanıştırmak istiyorum sizleri. İştee!..Santorini Sepetlerim’in yaratıcısı Neşe(eeee) Altu(uuuu)n.. 💃💃💃 
-Neşeciğim. Sen benim hayallerimi gerçeğe döktüğüm, bloğumun ilk konuğusun. Kanalıma 🤣 ay pardon sayfama 😝🙈😝 hoşgeldin. ❤️ Ben seni Mutlu Portakal Alışveriş Şenliğinin en çılgın katılımcısı olarak tanıdım.🙏🏻 Kısıtlı zamanda bol kahkaha paylaştık birlikte. Sepetlerine hayran olmamak mümkün değil.. Sanki her birinin özel bir hikayesi, bir karakteri var. Sepetçi kızı biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

-Simgeciğim her zamanki gibi çok alemsin 🤣 Hoşbulduk 🙏🏻 Öncelikle seni tekrar sahalarda gördüğüm için çok mutlu oldum. Yazılarını ilgiyle ve çok eğlenerek takip ediyorum. Farklı girişimcilerin hikayelerini de, senin eğlenceli yorumlarını da dört gözle bekliyorum. 🙏🏻
-Ben Neşe Altun. 11 Haziran 1977 doğumluyum ama ruhumu sorarsan o 99’lu 🤣 Almanya doğumluyum. Dört kız kardeşin iki numarasıyım. 😍 Evliyim ve Arda adında 8 yaşında bir oğlum var. 🙏🏻
-Sepetçi kız diye anılmadan önce neler yapıyordun? 

-Almanya’da hemşirelik eğitimimi tamamladıktan sonra 5 yıl onkoloji sevisinde hemşirelik yaptım. Daha sonra Antalya’ya yerleştim ve 4 yıl boyunca Atlas Jet havayollarında uçuş hostesliği yaptım. 
-Santorini Sepetleri fikri nereden çıktı? 

-Her kız çocuğu gibi bende babama çok düşkündüm. Aramızdaki bağ çok güçlüydü. Onu kaybettiğim gün dünyam başıma yıkıldı. Hiçbirşeyden artık zevk alamayacağımı düşünüyordum. 😔 Eşim bana yurtdışından 3 tane hasır sepet getirmişti. O üç sepet ve ben üç gün boyunca aynı odada yas tuttuk. Elim kolum kalkmazken, gözlerimde yaşlar, kendimi sepetlerin üzerine odada bulunan süslemeleri yapıştırırken buldum. Babamın neşesini tasarımlarıma yansıtıp; onu bu şekilde anmaya karar vermemi sağlayan o üç sepet, bana sanki babam tarafından hayata tutunmam için gönderilmiş bir işaretti. Yaptığım sepetleri her gören, kendilerine özel tasarlamamı istedikleri sepetlerden sipariş vererek, beni hep bir adım daha ileriye taşıdı. Sepetlerin enerjisi ve babamın anısını yaşattığım düşüncesi benim en büyük motivasyonum oldu. Şimdi instagram dünyasında sepetçi kızın kocaman bir ailesi var. 🙏🏻 
-Hep hizmet sektöründe çalışmışsın. Santorini Sepetleri senin ilk girişimci maceran mıydı? Bu kadar insana dokunabileceğini tahmin edebiliyor muydun? 

-Aslında ilk girişimciliğim hüsranla sonuçlandı 🙈 Oynamadığım oyuncakları sitede başka çocuklara satarken babama yakalandım. 🙈 İlk ve son baba tokadımı da o an yedim. 😫 

Aslında dediğim gibi sepet tasarlama fikri, yaratıcılığın ruhumu iyileştireceğini düşündüğünden, eşimindi. Dostlarımla ve sosyal medya gücüyle günden güne büyüyor. 🙏🏻 En büyük hayalim ise herkese ‘Bu sepetten bende de olmalı’ dedirtebilmek.🙏🏻
-Bize Santoriniden getireceğin yeni haberler var mı? 🙈

-Mayıs 2018 tarihi itibariyle yeni model hasır sepetlerim geliyor. 💃 Onları size özel süslemek için çok sabırsızlanıyorum. 🙏🏻❤️🙏🏻
-Yediğin, içtiğin senin olsun. 😝 Kaç ülke gezdin şimdiye kadar? 🙈

-Hımm! 🤔 Buzdolabındaki magnetleri bir saymam lazım 🤣 41 yaşındayım, 41 ülke gezdim. 💃💃💃

-Seni en etkileyen, her fırsatta orada olmalıyım dediğin ülke hangisi oldu?

-Tabi ki, ilham kaynağım, Yunanistan 💙
-Hayali bir doğumgünü partisi hazırlıyorsun hangi yıldızları davet edersin?

-Atatürk ve benim biricik yıldızım canım babamı 🙏🏻
-Hiçbirşey yapmanın gerekmediği bir günde ne yaparsın?

-Hiçbirşey yapmadığım günde bile en az bir tane sepet hazırlarım. 😍
-Yaptığı işle hem mutlu hem başarılı birisine örnek kimi gösterirsin?

-Kendimi gösteririm. 🙈 Ne kadar başarılıyım bilemem ama yaptığım işle çok mutluyum. 😊 
-Yılın her günü aynı sıcaklıkta olsa, kaç derece olsun isterdin?

-30 derece olsun ama nemsiz olsun lütfen.🤣
-Sence yeryüzündeki en büyük gizem nedir?

-Bence yeryüzündeki en büyük gizem erkekler. Onların bizi anlamadığı kadar, bende onları hiç anlayamıyorum. 🤣🙈🤣
-Yaaa Simge!..Doğum günüme Marilyn Monroe’de gelsin lütfen. 🙏🏻 Onsuz olmaz!.😝

-Gelsin Neşe’ciğim o da gelsin senin doğum günün bu 😝🤣😝 Yalnız hiç bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim. Gözlerimden yaş geldi. Çok teşekkür ederim. 🙏🏻
Umarım bana getirdiği neşe kadar size de neşe vermiştir sevgili Santorini Sepetlerim 🦋 Sorularıma verdiğin bu samimi cevaplar için tekrar çok teşekkür ediyorum canım arkadaşım. 🙏🏻 Başarıların daim olsun. Herkesin kolunda bir Santorini Sepetleri olsun. 🙏🏻

😘😘😘
Neşe Altun’un sepetlerini ve eğlenceli bumerang çekimlerini instagram @santorinisepetlerim hesabından takip edebilirsiniz. 
Tripli kalın. 💋

@triplianne




Reklamlar

Çıldırmama az kaldı..Doktorum nerde?

Annelik maceramı aslında araba kullanma macerama benzetiyorum.🙈 Araba kullanmayı bilmeden önce araba süren insanlara özenir; ne kadar da sistemli, disiplinli ve kendine güven meselesi olduğunu düşünürdüm. Tıpkı annelik için de böyle düşündüğüm gibi.. 😍 Araba sürmeyi öğrendiğim zaman sürekli hata yapacağımdan korkar, en ufak detayına kadar dikkat kesilirdim. Sonra sonra, kullana kullana kendimin usta olduğunu zannettim(!). Yanımda şöförlüğüme (anneliğime) karışan olduğu zaman, al sen sür dedim. 😡Dışarıdan müdahale olduğunda pencere kapalıyken ağız dolusu küfrettim. 🙄 Penceremi açınca da en sevimli halimi takınıp, kibarca hata yapıyor olduklarını(!) anlatmaya yeltendim. 😝Bu süreçte ufak kazalarım da olmadı değil. Yine de hep ben haklıydım tabi ki.. Karşı taraf 8’de 8 kusurluydu(!) Üstüme alınmadım. Hasara şükrettim, 🙏🏻ders aldım, yoluma devam ettim. Allah izin verdiği sürece şöförlüğüme devam edeceğim. Anneliğime de.. Ama eğitim her alanda şart tabi.. Ehliyeti alırken de.. Anneliği sürdürürken de..👍🏻

  Çok güzel bir çevrem, harika arkadaşlarım var benim.❤️Nerede en ilginç, nerede en yararlı hemen paylaşan; denememi isteyen.. Aile Eğitimi kursu ile de yine bu kursa katılan ve müthiş fayda gören bir arkadaşımın tavsiyesiyle kayıt oldum. Aile eğitimi kursu devlet tarafından ücretsiz verilen, 14 hafta sonunda sertifika bile aldığınız, çocuk yetiştirirken çok bilindik hataların önüne geçmeye çalışan, kendine yetebilen ve kendini geliştiren, mutlu çocukluk yaratmanın altın kurallarının paylaşıldığı bir platform. Bu kursu Antalya’da 🎉Azize Kahraman Eğitim Merkezi 🎉çeşitli semtlerde düzenliyor. Buradan detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. http://azizekahramanhem.meb.k12.tr
   Öğretmenimiz Nihayet Utlu 😇muhteşem bir eğitmen. Yılların verdiği tecrübesi ile bize bilgileri dosdoğru aktaran, nerede hata yaptığımızı çekinmeden söyleyen bir öğretmen. Konu başlıkları çok dikkat çekici.. Beslenmeden, sosyal gelişime; tuvalet eğitiminden, cinsel eğitime her hafta farklı konularda; gerek senaryolarla gerek oyunlarla, kendimizi çocuklarımızın yerine koyarak, bildiğimizi sandığımız ve geçmişten süregelen hatalı yaklaşımlara değindiğimiz harika bir 14 hafta.. Su gibi akıp geçti. Bittiğine, ayrıldığımıza üzüldük. Her hafta, haftada bir gün 3 saat boyunca hepimiz kendimizi terapide hissettik. Deneyimlerimizden birlikte ders çıkardık. Senaryolar kurduk, yapmamız ve yapmamamız gereken davranışları beynimize kodladık. İlk 3 haftadan sonra hepimizde görülen değişime tanık olmanızı isterdik. Saatlerce pedagog ile konuşabileceğiniz konuların hepsi bir bir her detayıyla işlendi. Bu kursun bedava olması resmen bir altın tepsi.. Zaten bu kurs öğretmenlik formasyonunda öğretilen bilgilerden oluşuyor. Özellikle okul öncesi ve ilköğretim seviyesinde eğitmenlik yapacak tüm öğretmenler bu bilgilerle okullarımızdan mezun oluyor. Tabi eğitim demek her şey demek değil. Önemli olan uygulama ve pratikte de aynı başarıyı gösterebilmek. Kitaplarda, seminerlerde, bu tarz eğitimlerde bize öğretilen tüm bilgiler en mükemmeli olacak şekilde diğer değişkenler sabit durumdayken işe yarıyor. Marifet bu bilgilerin hepsini harmanlayıp, uygun yerlerde uygun zamanda kullanabilmek.
   Nihayet hocamızın bize her ders, her konu başında söylediği tek ve en önemli kuralı kimsenin unutmaması gerekiyor.
“Tutarlı, kararlı, sabırlı ve tatlı bir ebeveyn” olmalıyız. (!) Uyguladığımız yöntem her ne olursa olsun, bu hususta kararlı, tutarlı olmazsak; bu sabrı tatlı dille aktarmazsak aile içinde çatışmalar kaçınılmaz oluyor. Bu ilişki sadece çocuk- ebeveyn denkleminde değil; karı-koca, anne-baba, kardeş-akraba hatta arkadaş çevresinde de geçerli elbet.  Aslında bu kursun içeriği; çocuk aile eğitimi odaklı değil, kişinin kendi davranışlarını kontrol etmesine dayanan bir model. Kişi kendini kontrol edip, doğru yolda olduğuna inanırsa; gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyor zaten.
  Buraya kadar tüm yazdıklarım kalbimizden geçenler, dilimizden düşmeyenler. Ama sol beynin bildiğini kriz anlarında sağ beyin uygulayamıyor işte. 🙄Sen her ne kadar genel anlamda kendini mutlu hissetsen de çocuğun ilk 3 yılında yorgunluk, tükenmişlik, uykusuzluk, yetememe hissi, endişe hali yakanı bırakmıyor. 😔Tam biberonu kestik derken emziğe başlıyor. Emziği kestik derken, uyku sorunu baş gösteriyor. Dişi çıktı derken, çişini tutamıyor. 😒Bu süreç hep birbirini izliyor ve bitmiyor. Hele birden fazla çocuk varsa aşman gereken leveller yıllarca sürüyor.😣
   Büyük kızım Nil çok disiplinli, kurallara uyan, mantıklı bir çocuk. Hatta yaşı için çok aşırı takıntıları var. Bu takıntılar kendine ve çevresine rahatsızlık vermeye başladı. Dolayısıyla benimde yardım arayışlarım başladı. İnstagram’dan paylaştığım yardım çığlığına Mentalya Psikoterapi merkezinden Psikolog Bengü Torosoğlu yetişti. Hemen bir seans gerçekleştirdik. Bu süreç tabi bir seansa sığacak bir süreç değil. Bengü Hanım kısa zamanda doğru soruları sorarak kızımı ve ailemizi tanımaya çalıştı. Bengü Hanım; 2. Seansta anne-çocuk ilişkisini inceleyecek, 3. Seansta tüm aile kardeş ve anne baba ile olan uyuma bakacak, 4. seansta belirli oyun ve tekniklerle kızımız Nil ile başbaşa kalacak ve 5. Seansta çekilen tomografinin sonuçları paylaşarak, çözüm sürecini başlatacak. Çoğu zaman problem adlandırılan olayların ve davranışların çocuğa ait değil; anneye, babaya ve anne-baba ilişkisine ait olduğunun bilgisini de özellikle ekledi. Bakın Bengü Hanım başka neler söyledi.
   “İnsanoğlunun 7 temel duygusu var. Bunlardan ikisi korku ve kaygıdır. Bu duyguları nötrlemek için insan, iç kontrol mekanizması geliştirmiştir. Mesela karşıdan karşıya geçerken araba ezer kaygısı ile korku yaşadığımızdan sağa sola bakarak yolu kontrol ederiz. Bu kontrol mekanizması bizi hayatta tutar, hayata bağlar. Yetişkinler kontrol mekanizmasını yönetebilir. Örneğin yarın sokağa çıkacağım ya araba ezerse, nasıl karşıya geçsem, hangi yolu kullansam diye bir gece önceden düşünmeye başlamayız. Ancak çocuklar zaman, yer kavramını net bilmediğinden kaygı ve korkularını yüksek dozda yaşar. Dolayısıyla kontrol mekanizmasını da biz yetişkinlere göre daha sıkı tutar. Kendini güvende hissetmek adına kendi kontrol mekanizmasını kendi belirler. Daha çok; anne kucağından inmemek, oyuncaklarını başkasına elletmemek, ebeveyn ile uyumak istemek, kıyafet ve yemek seçimlerini kendi yapmakta ısrarcı olmak gibi konu başlıklarıyla kendini gösterir. Çocuk aslında isteyerek ailenin koyduğu sınırların dışına çıkmak gayretinde değildir. Çocuk kendi sınırlarını çizerek kendini güvende hissetmek gayreti içindedir. Sınır elbette koyulmalıdır. Ama bu sınırlara normal süreçte itaat eden bir çocuk artık başka bir davranış sergiliyorsa bunun altında yatan nedeni sorgulamak gerekir. Ebeveynler anlık çözümlerle başındaki sinekleri kovuşturmaktadır. Ancak bataklığı kurutmadığımız müddetçe; sinek bataklıkta üremeye devam edecek, başka başka problemlerle sizi rahatsız etmeye devam edecektir. “
 Babamız bir aylık yurtdışı seyahatine çıktığından bu yana, ortamı değişen Nil; babasının yokluğunun acısını benden çıkarmaya başladığını, beni cezalandırdığını düşünüyordum. Babası gittiğinden beri; çorap ve ayakkabı giymek istemiyor, çok sevdiği kreşine gitmeyi reddediyor, sorunsuz kendi başına yemek yerken kucağımda oturarak yemek yemek istiyor ve istekleri karşılanmadığı zaman çığlıklarla ağlayarak, kardeşi Batu’ya fiziksel şiddette bulunuyor. Tüm bu davranışları; beni çileden çıkarıp babasının erken dönmesine ikna etmemi istediğine yoruyordum. Rutini değişmesin diye ekstradan gösterdiğim tüm çabalar, ters tepiyordu. Ve bu beni daha çok sinirlendiriyordu. Bengü Hanım ile konuşmamızdan sonra aslında Nil’in kendini güvensiz hissettiği için kendi alanını yaratmaya çalıştığını anladım. Mesela bugün Nil, onu okuldan aldığımda, tüm gün kreşte ayakkabı giymesine rağmen; arabada ayakkabılarını çıkarıp giymek istemiyorum diye ağlamaya başladı. Bende sakince ‘Tamam anneciğim sen nasıl istersen’ diye cevap verdim. Dolayısıyla arabadan kucağımda indi ve kafasını boynuma soktu. Eve girene kadar saçımı okşadı, bende ona sevdiği şarkıyı mırıldadım. Eve girince kucağımdan sorunsuz indi ve ‘Biliyor musun anneciğim ben seni çoooook seviyorum’ dedi. Yemeğe otururken Batu’ya; Batu’nun böyle bir talebi olmamasına rağmen, ‘Annenin kucağında yemek yenmez, kendin oturup yemelisin Batu’ dedi. Gece uykusuna dalana kadar da ağlamadan sakince oynadı. Uykuya geçerken pijama giymeyi reddetti. Ona üşüyebileceğini, sineklerin ısırabileceğini söyledim. Yine de giymek istemedi. Ancak şu satırları yazarken uykusundan uyanıp beni yanına çağırdı ve ‘Pijama giydirir misin bana’ dedi. Şimdi davranışlarına bana inat yaptığını düşünerek değil de kendini korumak iç güdüsüyle yaptığını düşünerek yaklaşıyorum. Bengü Hanım’ın bana daha ilk seansta kazandırdığı bu farkındalık hemen olumlu bir değişime yol açtı. Bakalım önümüzdeki seanslarda ne gibi kazanımlar sağlayacağız. Bizde problem çoooookkkk..🙈
Umarım size de bir nebze yardımım dokunabilmiştir.🙏🏻 En kısa zamanda görüşmek üzere..✋🏻

3 günlük hikaye

Offf!.. Ne haftaydı ama..🤦🏼‍♀️ Tam da hayatımız rutin; -naber? diyene, -yat, kalk, emzir..diye cevap verirken; üç gün içinde  yaşadığım iniş çıkışların bana bu rutinin huzurunu özletebileceği, aklımın ucundan bile geçmezdi..

En iyisi baştan alayım.. Herşey yine bir test çubuğuyla başladı efem..Testi yaptım ve geçmiş tecrübelerimden bildiğim için çöpe atmadan en az 1-2 saat daha gittim geldim kontrol ettim. Nil’in çubuğu 1 saat sonra, Batunun çubuğu hemen, İdil’in çubuğu da nerdeyse 2 saat sonunda çift çizgi olmuştu..Büyük bir ihtimal hormon düzeyi ve gün sayısıyla ilgili bir durum. Herkeste, her bebekte farklı yani..Dikkat etmeniz gereken tek husus, tek çizgi haricinde en ufak bir leke dahi olmayacak testin üzerinde..Silik, milik farketmez; leke varsa test affetmez..Bende de bir şey çıkmamıştı o gece..Ta ki sabah uyanıpta gözüm ilişene kadar..İkinci silik bir çubuk bana göz kırpıp günaydın dedi..😍 Soluğu kan testinde aldım elbet..O gün annem ve arkadaşları ile kahvaltı organizasyonunda telefonuma düştü testin sonucu.. Kardeşim Simay’la el ele baktık..POZİTİF.. 💃 Kalbimiz güm güm..Elimiz ayağımız heyecandan titriyor.. Ama gel de anneye ver haberi 🙈 Kadın anneanne olmayı sevdi diye yağdır torunu ama bir yere kadar kapasite.. 😬 Error verdi elbet. 😝 Ağzına geleni saydı..🙄Yetmedi, üstüme yürüdü.. O da haklı elbet..İdil’in sezeryan sonrası çok komplikasyonlu geçti..Herkesin kendi yavrusu tabi.. Vücudun kaldırmayacak diye çok endişelendi önce..Sonra birkaç saate sakinleşti..Sarıldık, ağlaştık, yeni bebişimizi kutladık.. Sonrası malum..En sevdiğim şey..Hamile olduğumu sevdiklerimle paylaşmak 🙈 Bu sefer rekorumu kırdım.. Saatte 100 kişilik bir hızla kulaktan kulağa yaydık Tuna’nın varlığını 😍 Kesin erkek 🙈 İdil’in ardı erkek çünkü 😝 O hafta bizim kreş Zigzag’ın Ziçev kermesi ve akabinde Agider’in kermesi olunca bizim yayma işi hızı ışık hızına ulaştı.. 

Hamileliği öğrenir öğrenmez, zaten bize yetmeyen evimizi değiştirme düşüncesi artık bir zorunluluğa dönüştü. İnternette şöyle bir gezinirken, şans eseri aynı gün bizim isteklerimizi birebir karşılayan bir ev ilana çıktı. Hemen gezdik, gördük, bayıldık. Üstelik sitenin içinde eğitimi ile yıllardır kendini ispatlamış bir kreş de vardı. 👌🏻 Evin tek olumsuz yanı anneme ve arkadaşlarıma 45 dakikalık uzaklıkta olmasıydı. 😔 Bizim gibi; yıllardır hemen her yere 10 dakikada varan ve değişiklikten zerre kadar hoşlanmayan Boğa burcu insanlarına (Tuncay’da bende aynı gün doğumluyuz🙈) 2 günde yaşanan bu değişiklikler epey ağır gelmişti. Birde çok ama çok sevdiğimiz  ve gönül rahatlığıyla emanet ettiğimiz Zigzag Kids Club ve öğretmenlerimizden ayrılmak zorunda olmamız bizi çok üzdü 😔 Üstelik yeni kreşe Batu 3 yaşın altında olduğu için Ocak ayına kadar kabul edilemiyordu. 🙄Ama şu anki mevcut durumda da, mesela tek oda da üç çocuğu oyalama, hepsini aynı odada yatırarak sık sık uyanma, diledikleri gibi oyun oynayamama gibi olumsuzluklar da yaşam kalitemizi oldukça etkiliyordu. Yine de artıları, eksilerinden ağır basan yeni evimizi de tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyerek tuttuk. 🙏🏻

Ama sanki birşeyler ters gidiyordu 😔 Kasıklarımda şiddetli bir ağrı vardı.. Gazdı, yorgunluktu, sıcaktı derken haftasonunu uğurladık. Normalde doktor randevum salı günü olmasına rağmen bekleyemeden soluğu Medical Park’ta Dr. Ayhan Yılmaz’ın yanında aldık. Eşi Dr. Mine Erdoğan Yılmaz ile Ayhan bey’in bebeğinin doğum odasını Parti Zamanı olarak hazırlamış, sonra da ailecek Mine Hanım’ın tatlı diline, profesyonelliğine vurulup hastası olmuştuk. Ayhan Bey muayene ederken duymayı hiç beklemediğimiz bir haberle sarsıldık. 😔 Şimdiye kadar gerek gebeliklerimde gerekse yaşantımda hiçbir sağlık problemi yaşamayan ben bu habere ihtimal dahi vermiyordum. Gebeliğim bir ‘Dış Gebelik’ vakasıydı. 😥 Ve annem, vücudun daha toparlamadı yakarışlarında haklıydı. Ardarda geçirilen rahim ameliyatları dış gebelik riskini arttırıyordu. Rahime ulaşmadan tüpe yerleşmişti ve orada organik olmayan büyümesine devam ediyordu. Doktor ameliyat riskinden ve dış gebeliğin detaylarından bahsederken; benim o an görebildiğim tek şey, Tuncay’ın perdenin arkasından kafasını uzatıp, kalbime döktüğü bir gözyaşı tanesiydi. 😔

Ben Tuna’yı görmeyi dilerken ameliyat riski ile karşılaşmıştım. Neyseki kötünün iyisi olarak, henüz başında farkedilmiş bir dış gebelikti ve iğne ile sonlandırılması gibi bir seçeneğimizde vardı ama iğne içeriği kanser hastalarına uygulanan bir içerik olduğu için bir daha İdil’i emziremeyecektim. 😱 Daha bir haberi sindiremeden 10 dakika içinde yenisi geliyor, hıçkırıkları boğazımda diziyordu.. 😥 Ayhan Bey’de biraz sakinleşmem için beni eve yolladı ve iğne için sabah erkenden gelmemi istedi.. Gözyaşlarıyla evimize geri döndük. 

Eveeettt. 4 yıldır bilfiil emziriyorum, hamileliklerimin 5. ayına kadar da bir öncekini hep emzirmeye devam ettim. Sonra sütüm çok azaldı. Nil, Batu doymadı sütü kestik. Keserken 1-2 gün zorlanmanın haricinde kötü bir tecrübe yaşamadık. Çünkü bende, bebeklerimde hazırdı. Ama şimdi? Şimdi hiç hesapta yokken, birden, ikimizde hazır değilken..😔 O gece hiç uyumadan İdil’i sürekli emzirdim. Benim onu son defa emzirdiğimi bilmem; onun ise hiçbirşeyden haberi olmadan mutlu mesut emmesi beni benden aldı. 😪 Uyanmasınlar   ve üzülmesinler diye içten içe tüm gece ağladım. Ben emzirmeyi çok ama çok sevdim. O bağı, o bağımlılığı.. Çok sevdim.. Ama her güzel şeyin bir sonu var elbet.. Allah beterinden saklasın. Mevcut durum hayrımıza olsun 🙏🏻  Gözyaşlarımızı sabah saat 6:00 itibariyle sildik ve tempomuza kaldığımız yerden devam ettik. 

Sabah 7:00 gibi mememe sirke sürdüm. 😔 İdil kokuyu alınca çok şaşırdı. İttirdi..ağlamaya başladı. Ben sakince sarıldım, annecik hasta oldu süt koktu dedim. Zaten bir daha mememe kafasını uzatmadı bile ama çığlık ata ata ağlamaya devam etti. 😪 Ve ben iğne vurulmak için saat 8:00de İdil’i Nany’e emanet edip evden çıkmak zorunda kaldım. Yine okuduğumuz tüm kitaplar, izlediğimiz seminerler mevcut duruma maalesef uymadı. Elimden gelenin en iyisini, en az travma yaratacak olanı seçmeye çalıştım. Tek tesellim ise büyüdüklerinde muhtemelen bugünleri hatırlamayacak olmalarıydı. Memeyi kestim ama sevgimi, ilgimi, alakamı arttırdım. Bu arada sürekli İdil’i memeden kestik dediğim için Nil’in mememin kesildiğini sanıp, çok acıyor mu diye ağlayarak mememe bakmak istemesi ile de istemeden başka bir travma yaşatmış olduğumun farkına vardım. 😔 Offf!.. Annelik çok güzel ama çok da zorrrrr!.. 

Allah herkese sağlık versin. 🙏🏻 Kanser hastalarına güç, kuvvet, sabır versin 🙏🏻 Aman Allahımmm.. O iğnenin vurulurken acısını, yakmasını, etkilerini size anlatamam.. Allah yaşatmasın, yaşayanlara da tez sağlık versin inşallah 🙏🏻 Yemin ederim enjekte edilen o 30 saniye boyunca bu iğneyi vurulan çocukları, insanları düşünüp yastığı ısırıp ısırıp sabır diledim. 1 saat istirahatten sonra (zaten yürümenin imkanı yok o bir saatte) evimize geri döndük.. Sonrasında Allah’a şükür ne bir yan etki gözlemledik ne de bir sıkıntı. Üç günde bir yapılacak gözlemle gebeliğin sorunsuz sonlanmasını diliyoruz. İlk gözlem başarılı, diğerleri de öyle olur inşallah 🙏🏻 

Bir önceki postta bomba haberlerim var demiştim ama gerçekten böylesine bombalayacağımı bende bilmiyordum. 😔 Hamilelik haberi, ev değiştir, okul değiştir, hamileliği sonlandır, memeden kes.. Offf rutinin gözünü seveyim.. Birşey dilerken ne dilediğinize dikkat edin gerçekten.. Çok dilediğiniz birşey olmuyorsa ısrar etmeyin. Hayırlısı değilmiş demek 🙏🏻 Hepimiz biliyoruz da bu lafları, başa gelince kıymeti anlaşılıyor işte..🙄

Tüm bu süreç boyunca ellerimi tutan yine başta kocam Tuncay ve kardeşim Simay olmak üzere 🙏🏻  beni sürekli arayarak destek ve teselli veren tüm akraba, dost ve arkadaşlarıma çok ama çok teşekkür ediyorum 🙏🏻 İyi ki varsınız.. ❤️ 

Tekrar görüşmek üzere 👋 

5 yıl sonra kendime mektup 😍

Sevgili Tripli Anne; 

Gözünü açtın kapadın. Geldi mi 2022? Şimdi bak bakalım geride bıraktığın yıllara. Memnun musun? Huzurlu Musun? Sağlıklı mısın? Mutlu musun? 

Gidişata bakılırsa bu hızla üremeye devam ettiysen şu an elinde en az 6 minik Tuncer var. Dur tahmin edeyim. Son kızının adı Yeter, oğlunun ki İmdat.. 🤣 Altına bir servis aracı çekmişsin, parka kamyon şöförü gibi gidiyorsun.. Britax Römer sana sponsor olmuş. Prima evin yanına fabrika açmış. Kreşlerden, okullardan yaldır yaldır teklif alıyorsun. 2-3 tanesi beleşe gelmiş. Tadını çıkar. Yok böyle rahatlık bir iki bebe sahibi olan ailelerde.. Her yerde kardeş indirimi genelde bebe başına %10 size totalde %50..

Swarovski taşlı hunini çıkarmış, platin, gold derken pırlantalı huniye sahip olmuşsun. Sultan diyorlar artık sana.. 👸🏼 Yada tavşan 🐰 Artık umarım aradaki uçurumu lehine kullanmışsındır. 🤣 Arkandan ‘yine geliyor deli kadın kaçııınn’ diye bağırışmalar duymadığını farz ediyorum. Zira sanırsam çocuk seslerinden artık sağır olmuşsundur. 

Her hamilelikte üstünde 10 kilo kalsa şu an 130 kilo civarındasındır. Ve eminim hala pilates yapacağım diye haftada bir tayt yırtıyorsundur. Olsun. Unutma! Bir gün 65 kiloya ineceksin ve anne-çocuk temalı yazılarını bırakıp, nasıl 60 kilo verdim hesabını açacaksın 👊🏻 Yaaaadaaa en kötü bir gözlemeci açarız yaa.. Tripli annenin yeri diye.. 🤣 Üzülme! 😘 

Çocuk gelişimi konusunda 10bin tane kitap bitirmiş, 800 tane seminere katılmış, 33 ayrı sertifika almış, toplamda 452 saat pedagog görüşmesi yapmış olabilirsin. Ama hala 6. çocuğun kabız olurken etrafına neyin iyi geldiğini soracak; ek gıdaya geçerken yeni tariflerin peşine düşecek; bez bırakırken en uygun yaşın ne olduğunu araştıracaksın. Çünkü annelik teorik değil pratiktir ve herbir çocuk için biriciktir. Biri diğerine benzemez. Yarın işine yaramayacak bir bilgi bellekte boş yer kaplamaz. ‘Yuh artık sende bunu soruyorsan’ demelerini istemiyorsan günlük tutmaya başla.. Aralarına konu başlıklarından post-it koyda, ararken vakit kaybetme çünkü ‘İmdat’ bebek emmek istiyor..

Yaklaşık 2013 senesinden beri uyumuyorsun. Annen, kardeşin çocuklar sen uyu diye onlarda da kalabilmeleri için önce çekyat falan aldılar, sonra yer yatağı açtılar ve sonunda geniş 5 oda +3 tuvalet bir eve geçtiler.. Bir yıllık erzağı bir günde tükkettiğimiz gün yurt dışına taşınmak zorunda kaldılar. 🙄 Ne mutlu sana.. Artık farklı ülkeler görebilmek için geçerli bir bahanen var.  Ne yani bayramlarda torunlarını görmesin mi neneleri? teyzeleri? 

Devlet sana katkılarından dolayı arsa hediye etmiş. 🤑 Hani yeni keşfettikleri, Akdenizin Tunus tarafına bakan cepheden. Artık Tuncerlerden kurtulmak için mi bilmiyorum ama takılma..Dik bir butik otel. Nil’i muhasebeye koy, Batu’yu mutfağa, İdil halkla ilişkiler..Diğerlerinin de karakterlerine göre verirsin iş bölümlerini.. Yeter isimden dolayı housekeepingdedir diye düşünüyorum. 🤔  İmdat’a kıyma! O da senin evladın 😅

Sen yine de her sabah tek tek öperek okşayarak uyandırmaya devam et onları.. Her fırsatta kucağına al. Öp, kokla, ısır.. Önce birbirlerine, sonra herkese karşı saygılı olmaları için elinden geleni yap. Empati yetenekleri gelişsin diye yırtın. Hayvan sevgisini aşılamak için paralan. Kaliteli vakit geçirmeleri için canını dişine tak. Yardımlaşmanın önemini anlat. Eğlenebilmeleri için her türlü imkanı sağla. Gelişip büyümeleri için herşeyin sağlıklısını koy önlerine. Korktukları zaman sarıl, sinirlendiklerinde sakin ol. Taraf tutma. Babalarına ilk günkü gibi aşık olmaya devam et. Et ki efsaneymişçesine anlatsınlar bizi torunlarımıza..Ye, iç, gez ama hepsini beraber, el ele yap.. 

Ve tüm bunları sonsuza kadar yap..😍

Haa birde unutmadan hesap adını sırasıyla şöyle güncelle; 

Triplianne – Arkayı 4leyelim – 5i bir yerde – 6mamıçıyorum 🤣🤣🤣

Yeni postta görüşmek üzere, saygılar… 😘😘😘

3 yılda hayatım nasıl değişti? 

Bundan 5 sene önce banka müdürüm kendini nerede görüyorsun? İdeallerin ne? diye sorduğunda; ‘Anne’ olmak istiyorum diye yanıtlamış, bu sorunun cevabının vebalini en az 3 ay çekmiştim. 🤣 

Herkesin hayatta bir amacı, ihtiyaçları ve tutunduğu değerleri vardır ve insanoğlu bu hayallerin gerçekleşmesi için elbette elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Ama biri ‘Simge biliyor musun 3 yıl içinde 3 bebek heyecanı yaşayacaksın’ deseydi; ona omzumun üstünden şöyle bir bakar ve ‘Bana mı dedin cicim?’ derdim. 😳 

5 yıl önce o koy senin, bu koy benim gezerken; şimdi o köy senin bu köy benim organik tavuk, peynir arıyoruz. 🤦🏼‍♀️ Geceleri üstümden pikemi çektin tüm gece uyuyamadım diye hayıflanırken; şimdi zilyon defa kalkıp günlük tempoyu gecenin bir vakti gözü yarı kapalı sürdürüyoruz. 😴 Her saat tavuk gibi yerden oyuncak topluyoruz ama yine de en sivrisi bir şekilde ayağımıza batıyor, sek sek sekerekten mahmure oluyoruz. 😩 En sevdiğim şarkı Sezen Aksu’dan ‘Vay’ iken; duşta bile ‘baby shark do doo doo do do’ diye kendimden geçiyorum. Damar parçam ise ‘rain, rain go away’ defalarca dinleyebilirim. 😂 Yaşadığımız herşey çok cezbedici gözükmüyor olabilir ama biz çok eğleniyoruz. 👍🏻

Herkesin düşüncesine saygım sonsuz. Ama hala, çocuk sahibi olmanın anlamının hayatın durması  olarak tanımlayanlar var. Beş sene sonra rahatlarsın. 3 seneye gezmeye başlarsın. Tabi aklımıza gelen her yerde soluğu alamıyoruz ama farklı tatminler söz konusu artık. Deniz kenarında rüzgar okşamıyor saçlarımı belki ama 6 yumuk el saçlarımda dolanıyor. Yeni bir elbise beni artık çok heyecanlandırmıyor ama minik bir tulum beni zıp zıp zıplatıyor. Defalarca ayağa kalkıyorum, popom koltuk yüzü görmüyor ama minikler kollarımda huzurla uyuyunca tüm yorgunluğum geçiyor. Yeni bir diziye başlayamıyorum ama kurdukları her hece, cümle mucizeymiş gibi geliyor.

 Yetişkinler için büyük problem haline gelen her olay, onlar için ufak bir detay. Biz kırıyoruz, onlar tamir ediyor. Sınırsız hayal gücüyle tabi.. Bizde 30lu yaşlarımızda onlarla tekrar çocuk oluyor; kıkırdıyor, oyun oynuyor, eğleniyoruz. Kendi ruhumuzu tamir ediyoruz. Hayatta hiçbir şey; evlatlarımızın kulağımıza fısıldadığı ‘seni seviyorum’ cümlesi kadar saf olmuyor. 

Kendi adıma ben hayatı onlarla dolu dolu yaşıyorum. Bir daha hayatımın bu evresi kadar yorucu bir dönem geçirmeyecek olsamda, hayata bu derece minnet duyacağım bir evre de olmayacak sanırsam. 

Bugün benim için özel bir gün. Yıllardır kafama yazarım her detayı ama şimdi siz sevdiklerimle ve yeni kuracağım arkadaşlıklara vesile olsun diye Hıdırellezde dilediğim blogumu huzurlarınıza sunuyorum. Yine benim için özel olan bir fotoğraf çekimine ait fotoğraflar ile süsleyerek.. Düğünümüzden bu yana her özel anımızı ölümsüz kılan fotoğraf sanatçıları; Sedef Hülagü ve Uzay Hülagü ailesine içimi ısıtan bu kareler için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. 🙏🏻 İyi ki varsınız. 😘

Tabi ki, ‘Herşey bu kadar toz pembe mi hayatında Simge? Samimi konuşsana’ diyen iç sesinize sesleniyorum.. Bu daha ilk post yahu 🙈 İlk posttan sorun paylaşıp sizi kaçırtacak değilim. 😜 Her zaman söylediğim sloganım ile yazımı sonlandırıp, saçımdaki yumurta sarısı kalıntılarını temizlemeye gidiyorum. 🤣

‘Ben yandım sizde yanın’ 😩😊😘

Bu ilk gönderiniz. Değiştirmek veya silmek için Düzenle’ye tıklayın veya yeni bir gönderi başlatın. İsterseniz, bu gönderide okuyuculara bu bloga neden başladığınızı ve ne yapmayı planladığınızı belirtin. Yardıma ihtiyacınız varsa destek forumlarında yer alan dost canlısı kişilere sorun.